KARANLIKTA YAŞAYAN (3)

Madem ki insanları gündüzleri göremiyorum... Madem ki gündüzleri kimse beni tanımıyor... Madem ki Tanrı tarafından pek sevilen biri değilim ; BENDE GECELERİN EFENDİSİ OLURUM !

Tamam kabul ediyorum. Biraz saçmalamıştım. Bu fikir aklıma geldiğinde 19 yaşındaydım. Bilirsiniz, hiç arkadaşınız olmadığında kendi hayatınızın baş rol oyuncusu olduğunuz fikri saçma gelir. Hayır. Sanırım bilmezsiniz. Herneyse... Özür dilerim...



- Size nasıl yardımcı olabilirim ?
- Gece bekçisi arıyormuşsunuz ?
- Ha ! Buyrun lütfen. Çay içer miydiniz ?
- İçerdim.
- Nasıl ?
- Eskiden içerdim yani. Bunu sormamış mıydınız ?
- Hayır,hayır. 'çay içer miydiniz' derken ne kastetmek istediğimi anlamışsınızdır ?

Hayır anlamamıştım. Geceleri dışarda takılan insanlar böyle konuşmazlar. Kibarlık denilen şey klozetimde kaybolan boklarımın yaptıklarıyla sınırlı. Kibarca akıp giderler. Geceleri yaşayan bir insan için , gündüzleri yaşayan memeliler nasıldır bilirsiniz. Kibar hamam böcekleri gibidir ! Hepsi hamam böceği gibi. Tabi kibarlık yapmaları onları farklı kılıyor. Bilirsiniz demiştim dimi ? Hayır hayır, hiç bişeyi bilmezsiniz aslında.


-bıdı bıdı ?
-bıdı bı.
-bıdı bıdı bıd ?
-bıddı bıdı.
-bıdıdı bıdıdı.
-Teşekkürler yarın akşam 10 da buradayım.

Daha önce yakın dövüş kurslarına katılmıştım. Tabi akşam yapılan kurslara.


Güneş batar. Kimileri ağlar. İşe geç kalma tripleri. Trafik. Yemek. Flört. Bi bakmışsın yarın olmuş.

Bu site inanılmaz büyük. Toplam 2 kişiyiz. Burda oturan 200'e yakın kişiyi ben ve karşımda duran tipsiz herif koruyor. Çok tipsiz. Gerçekten çok tipsiz. Yüzüne bakmamak için tırnaklarımı ellerime geçiriyorum. Neyse...


Görgü tanığı 1 ( no:2 daire 6 daki Menekşe hanım)

-Silah sesine uyandım. Yalnız yaşıyorum, kedim korkudan yanıma geldi.

-Hanım efendi bize ne kedinizden ? Kaç silah sesi duydunuz ?

-Memur bey tam bilemiyorum ama 10 tane sanırım. İlk bikaç tanesini duydum sonra 30 saniye sonra tekrar duydum.

-Anladım. Sonra ?

-Sonra... İlk 10 dakika korkudan dışarıya çıkamadım. Delikten baktım ama birşey göremedim. Karşı komşum Mehmet bey kapısını açınca bende hemen açtım kapımı. Ne olduğunu anlamaya çalıştık. Merdivenlerden aşşağıya indiğimizde bir adamı yerde kanlar içinde gördük. Yüzü tanınmaz haldeydi. Lütfen memur bey daha fazla konuşamayacağım (mide bulantıları-kötü anılar-kan kokusu-silah sesleri)

-Teşekkür ederim.

Evet durum nedir ?

-Komiserim, adam gövdesinden 4 kere vurulmuş. Mermilerden bir tanesi akciğerini parçalamış. Otopsi raporunu beklememiz gerekir ama yinede şunu söyliyebilirim : 4 kurşunu yedikten biraz sonra 4 kurşunu yüzüne yemiş.

-Görgü tanıklarıda 30 saniye aralıklar duymuş silah seslerini zaten.

Gece saat 3 sanırım. Kafamın içindeki '' Karanlık Sesler '' bana apartman görevlisini öldürmem gerektiğini fısıldadılar. Rüya görüyormuşsunuz gibi olur. Ama aslında görmüyosunuzdur. Dejavu yaşadığınızı sanarsınız : ama aslında ilk defa başınıza gelir. Teredütler içersinde 2 numaralı apartmana gittim. Dış kapı kapalıydı. Kapıcının zilini çaldım. Kimse açmadı. Biraz bekledim. Biraz daha bekledim. Dış kapıyı kırıcaktım. Ama adamı karşımda görünce kırmaktan vazgeçtim.

- Hayırdır bilader ? Bu saatte ne oldu ?
- Kan kokusu alıyorum da... Acaba buradan mı bakmaya geldim.
- Ne diyosun kardeşim ?!? Ne kanı...
- Neden insanlar damarlarında gezinip duran birşeyin kokusunu, sadece canları yandıkları zaman duyarlar ?

Cevabını beklemeden göğsüne ateş ettim. İşte tam şu saniyeden itibaren kapıyı açtığına pişman olan bir adamın dramına tanıklık ediceksiniz.
Mermi göğsüne girdiği anda göz bebeklerinin çok anlamsız baktığını farkettim.
Şaşkınlık ve kanının vaz geçilmez karışımı...
İkinci kurşunu sıkmak için beklemedim. Beklemek çok sıkıcıdır...
Üçüncü kurşunu , ilk sıktığım deliğe doğru ateşledim. HAYAL EDİN. Göğsünüze bir mermi girmiş. Göğüz kafesini parçalayıp bi yerde durmuş. Bi süre sonra merminin olduğu yere bir arkadaş geliyor ve tam arkasına çarpıyor. Acı boyutu anlatılamaz ; yaşanır.

4. mermi yine göğsüne... ama bu sefer bilinçsizce atılmış bir mermi...

Adamın ölmediğini can çekişen nefesinden anlayabilirsiniz. Suda bi köpeği boğmaya çalışın, ve anlayınki bu adam da öyle ses çıkarıyor. Kafamın içerisindeki sesler devam etmemi emrettiler. O sesleri bilirsiniz. Başka boyuttan gelen sesler...

Hayır ! Bu kadar Yeter !

Kimi kandırıyorum ki ?

Gittim ve tekrardan silahın tetiğine bastım. Aklıma küçükken hiç göremediğim ateri salonları geldi. Oynarsınız ve bitmesine yakın yeni bir jeton alırsınız. Tekrar tekrar jeton atarsınız. Oyununuza kaldığınız yerden devam edersiniz. Farklı bir zevk. Benim yaşadığım zevkle hemen hemen aynı. Ateşlemeye devam !

Kurşun ilk önce göz zarını deler. Biraz daha ilerleyip retinayı parçalar. İris ve kornea korkudan titrerken beyine vereceği sinyalleri düşünmeye başlarlar. Bir süre sonra farkederler ki beyine isteselerde birşey iletemezler. Parçalanmış bir beyin sadece pisliktir. Kafatasını delip geçen bir mermi beyine ulaştığı zaman , kafatasındaki kemiklerden birazını yanında sürükler. Hoş geldin kemikli karışık beyin salatası. Elleriniz bağlı ağzınızla kurşunu bulmaya çalışın.

Ve sonra gittim.


[ to be continued...]

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !